Labels

Tuesday, October 22, 2013

Sadece Anne mi cani?

İki gündür haberlerde, sosyal medyada bebeğini ölüme terkeden öğretmen anneyi (M. D.) konuşuyoruz. Dokuz günlük bayram tatilinde bebeğini evde bırakarak ölüme terkeden annenin nasıl bu kadar cani olacabileceğine hayret ediyoruz. Sanki bu kadının çok normal bir hayatı varmış da sadece cani olduğundan böyle yapmış gibi davranıyoruz. Sadece aile ve sosyal politikalar bakanı Fatma Şahin annenin psikolojik sorununun olup olmadığını araştıracaklarını söyledi. Daha fazla bir sebep olabileceği ise kimsenin aklına gelmedi.

Bir kez evlenip boşanmış olan M.D.'nin babası onun bir daha evlenmesine her nedense karşıymış. M. D.'nin de polis olduğu iddia edilen bir adamla ilişkisi varmış. Bu ilişkiden M.D.'nin hamile olmuş olabileceği tahmin ediliyor. Komşuların dediklerine göre M.D. aylarca kimseyle görüşmemiş ve Hatay'daki ailesini de ziyaret etmemiş. Buradan hamileliğini saklamaya çalıştığını anlamak çok da zor değil herhalde. Babasının ve toplumsal çevrenin baskısını bu kadar üzerinde hisseden hamile bir kadının zaten mükemmel bir anne olamayacağı açık. Bebeğini ölüme terkettiğine göre de onu istemediği de çok açık. Eğer bu kadın kürtaj olmanın ayıp birşey olmadığına inansaydı ya da evlenmeden hamile kalmakla namusunun kirlendiğine inanmasaydı belki de göğsünü gere gere taşıyacaktı yavrusunu. Bayramda da ailesine torunlarını mutlulukla tanıştıracaktı ve bu kötü son olmayacaktı.

Fakat M.D. belki de namus cinayetine kurban gitmektense cani olmayı tercih etti. Kadın cinayetlerinin son 10 yılda yüzde binden fazla artış gösterdiği bir ülkede kadınların namus cinayetine kurban gitmekten korkmasından daha olağan ne olabilir ki? Belki de M.D. cinayete kurban gitmektense hapse girmeyi doğal olarak olumlu bir gelişme olarak görüyor.

İşin en dramatik yanlarından biri de kocası ya da ailesi tarafından namus cinayetlerine kurban gidenlerin, bıçaklananların neredeyse haber değeri taşımayıp M.D.'nin durumunun iki gündür manşetlerden düşmemesi. Öyle ya, ortada suçlu bir KADIN var nasılsa, vuralım vurabildiğimiz kadar. Bu kadın sanki bu bebeği kendi başına yaptı ki Meryem Ana olmadıkça bu imkansız biliyorsunuz. Ya da bu kadının sanki evlenmesine bile izin vermeyen babası çok anlayışlı bir adamdı da kızının evlilik dışı çocuk yapmasına laf etmeyecekti.

İki aylık, istenmeden dünyaya getirilen bir bebeğin bu şekilde ölüme terkedilmesi insan olan herkesin içini yakar. Fakat eğer bu kadın ailesine evlilik dışı çocuğundan bahsetseydi ya da kürtaj yaptırsaydı belki de hapiste değil mezarda olacaktı ve bizler M.D. diye bir kadının bu dünyadan gelip geçtiğinden bile habersiz olacaktık.

No comments:

Post a Comment