Yazar : Ece Temelkuran
Turkce : Agri'nin Derinligi
Yil : 2008
Ermeni diasporasinin yogun oldugu Los Angeles'ta yasayan bir Turkiye vatandasi olarak Ermeni halkinin neler dusundugunu ve hissetiklerini merak ediyordum. Belgelerden ve siyasetten ayri olarak, bu insanlarin hikayelerini dinlemek, beraber aglayip gulmek istiyordum. Hrant Dink'in katlinin yil donumlerinde yanlarinda olmak, Hrant'i beraber anmak istedim. Bu isteklerimi gerceklestirememin buyuk kismi benim cesaretsilizgim olsa da bir kismi da Ermeni halkinin bir kisminda Turklere karsi olusmus olan onyargilardi. Onlarin onyargili olduguna dair olan onyargilarim da zaten varolan setleri daha da arttirdi.
En azindan kendimde olan onyargilarimi ve cesaretsizligimi kirmak ve Ermeni halkina bir adim olsun yaklasabilmek icin Ece Temelkuran'in kitabini okumaya karar verdim. Cok da dogru bir karar vermis oldugumu kitabin her sayfasinda tekrar anladim. Ingilizcesini okumamin sebebi ise bu meseleyi Ingiilzce konusabilmek ve tartisabilmek icin kendimi hazirlama geregiydi.
Kitapta Temelkuran, Ermenistan, Fransa ve Ermenistan'da yasayan Ermeni halkini dinliyor. Evet, sadece dinliyor, sordugu birkac soru disinda fazla konusmuyor. Cunku, biliyor ki dialogun kurulabilmesi icin once birbirimizi dinlememiz lazim. Onlarin hikayelerini dinledikce Turklerle aralarinda analojiler kuruyor. Halklara dusman olan bireylerinin yetismesinin her toplumda benzer bir surec oldugunu anlatiyor. Ermeni bir cocugun Turkleri canavar sanmasi ile kendisinin cocukken Yunan'i denize dokulen bir icecek sanmasinin benzerligine isaret ediyor.
Bu kitabi okuduktan sonra Agri Dag'i artik sadece bir yukseklik degil ayni zamanda derinlik oldugunu hatirlayacaksiniz. Zaten kitaba bu ismin verilmesinin sebebi de burada yatiyor. Artik Agri Dag'i Turkiye'nin en yuksek dagi degil, yasanmamis hayatlari derinliginde saklayan bir dag olacaktir sizin icin. Okuduktan sonra Hrant Dink'in ne kadar onurlu ve zor bir gorev ustlendigini ve bunun bedelini hayatiyla odedigini dusundukce ona sayginiz ve sevginiz katlanacak.
Kitabin dili tam bir Ece Temelkuran dili desem anlasilir herhalde. Icten, yalin, duygulu, humanist.
Butun Ermeni ve Turklerin kesinlikle okumasi gereken bir kitap. En yakin ama en uzak komsumuzu dinlemek ve anlamak hepimizin gorevi olmali.

Günümüzde maalesef pek çok hükme okumadan, dinlemeden varıyoruz. Halbuki bunun ne kadar tehlikeli olduğunu da biliyoruz. Herkes kendisini, kendi benliğini aşması için bir şeyler yapması gerek. Yeri geldiğinde fikir çatışması yaşadığı kişiyi de dinlemeli, okumalı. Ece Temelkuran bunu başaran kişilerden. Ben de size Kıyı Kitabı'nı öneririm. Ece Temelkuran'ı onda tanıdım ben. Beğeneceğinizden eminim. Bu arada paylaşım için teşekkürler. Okumaya ve yazmaya devam! :)
ReplyDelete-Leyli
Cok tesekkurler yorumunuz icin. Kiyi kitabini okumustum. Aslinda eski yazilarinin tekrari oldugunu gorunce biraz sasirmistim ama yine de hayata dair guzel metaforlar kalmisti aklimda. Hafizami tazeleyebilirsem belki onun hakkinda da birkac birsey yazabilirim.
ReplyDelete